667 s KHK ile bazı kurumlarla birlikte VAKIFLARA de el konulmuştur. 29 Ekim 2016 tarihinde çıkarılan 6749 sayılı yasa ile de bu durum kanunlaştırılmıştır.

AİHM’nin son kararından sonra iç hukuk yollarını tüketmek önemli hale gelmiştir. Şu anda Türkiye’de etkili bir iç hukuk yolunun olmadığı tarafsız herkes tarafından ifade edilmektedir. Ancak, AİHM’nin mevcut içtihadı değişinceye/değiştirilinceye kadar da iç hukuk yolların tüketilmesi gerekmektedir.

Ekte VAKIF YETKİLİLERİ adına hazırlanan avukatlı başvuru ve avukatsız başvuru örnekleri bulunmaktadır. El konulan VAKIFLARIN yayınlandığı EK-III listesinde isimi bulunan VAKIFLARIN YETKİLİLERİNDEN sadece birisinin Ankara İdare mahkemesinde dava açmasının yeterli olduğunu düşünüyorum.

Örnek olarak eklenen dava dilekçesi dikkatlice okunmalı el konulan VAKIF durumuna uymayan ifadeler varsa gözden geçirilerek çıkarılmalıdır.

Dilekçenin 1. Paragraf “Olaylar” kısmında VAKFA yönelik özel durumlar mümkün olduğu şekilde ayrıntılı anlatılmalıdır.

Ek-II listede yer almayan fakat valilik ya da bakanlık kararıyla kapatılan kurumlar varsa bu dilekçe o VAKIF için uygun değildir.

Birinci dilekçe avukat tarafından verilmek üzere hazırlandı, ikinci dilekçe ise bizzat ortak tarafından verilmek üzere hazırlanmıştır.



1- İDARE MAHKEMESİ İPTAL DAVASI DİLEKÇESİ- AVUKATLI


2- İDARE MAHKEMESİ İPTAL DAVASI DİLEKÇESİ-AVUKATSIZ 

 

Kaynak: www.nasilyapilabilir.net

Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi