.......... İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

 

 

DAVACI                     :.......... (TC Kimlik No: ..........)

ADRESİ                      :

DAVALI                     :

ADRESİ                      :

KONUSU                    :.......... VALİLİĞİ’nin veya .......... BAKANLIĞI’nın veya .......... BAŞKANLIĞI’nın veya .......... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’nün; 23.07.2016 tarihli 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22.07.2016 tarihli 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesine dayanarak hakkımda tesis ettiği .......... tarihli .......... sayılı memuriyetten çıkarma işleminin iptali (1 No’lu Ek) 

TEBLİĞ TARİHİ       :           ..........

DAVA TARİHİ          :           ..........

 

AÇIKLAMALAR

1.             Ben .......... Üniversitesi .......... Fakültesi .......... Bölümünden .......... yılında mezun oldum. .......... yılından bu yana Devlet Memuru olarak .......... kadrosunda çalışmaktayım. En son .......... İli ..........İlçesi’nde veya .......... (kurumunda) görev yapıyordum. 

2.             15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişimi ve kanlı terör eyleminden sonra, bu eylemlerin arkasında olduğu anlaşılan FETÖ/PDY yapılanması ile iltisaklı ve / veya irtibatlı olduğu ifade edilen kamu görevlilerine yönelik bir kısım tedbirler alınmasına karar verilmiştir. 

3.             Bu kapsamda; 23.07.2016 tarihli 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22.07.2016 tarihli 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler” başlıklı maddesi şöyledir: 

“Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler

MADDE 4 – (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;

a) ...

b) ...

c) ...

ç) ...

d) ...

e) ...

f) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır,

g) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır.

(2) Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır.

(3) Bu maddeye göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar.

(4) Bu madde kapsamında kamu görevi sona erdirilen personele ait kadro ve pozisyonlara, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve diğer mevzuattaki kısıtlamalara tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca belirlenecek sayıda kadro ve pozisyon için atama yapılabilir. 

4.             En son çalıştığım Kurum olan .......... VALİLİĞİ veya .......... BAKANLIĞI veya .......... BAŞKANLIĞI veya .......... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ de benim hakkımda anılan KHK hükmüne dayanarak; .......... tarihli .......... sayılı dava konusu işlemi tesis etmiş ve memuriyetten çıkarılmama karar vermiştir. 

5.             Hukuka aykırı bu işlemin iptali için de bu davayı açmaktayım. 

DAVA NEDENLERİ

1)           Öncelikle ifade etmem gerekir ki, seçilmiş hükümete, anayasal kurumlara karşı düzenlenen 15 Temmuz kanlı darbe girişimi her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının lanetlemesi gereken bir eylemdir. Bu darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında da Türk halkının demokrasi bilinci ve feraseti etkili olmuştur. Bu nedenle bu girişimin arkasında bulunun yapılanmalara ve kişilere hesap sorulması en demokratik ve hukuki işlemdir. 

2)           Ancak; halen izah edilmeyen nedenlerle sanki ben de bu darbe girişiminin içindeymişim gibi ve bu yapılanma ile irtibatım varmış gibi sonrasında benim hakkımda da memuriyetten çıkarma işlemi tesis edilmiştir.  

3)           Öncelikle ifade etmem gerekir ki; benim bu FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir irtibatım yoktur. Bu yapılanma ile irtibatlı olduğu söylenen kurum ve kuruluşları ile de hiçbir bağlantım olmadı. Bugüne kadar da bu yapılanma ile irtibatım olduğu iddiasına da hiç muhatap olmadım. 

4)           17/25 Aralık kalkışmasından sonra Devlet Kurumlarının bu yapılanma ile mücadelesi başlamıştır. O tarihten bu yana geçen 3,5 yıllık dönemde birçok kamu görevlisi hakkında benzer iddialar ile birçok işlem yapıldığı hususu, kamuoyunda ve basında defalarca yer almıştır. Ancak bu dönemde ben böyle bir iddiaya hiçbir zaman muhatap olmadım. Böyle bir süreç yaşamadım. 

5)           Ama her nedense, 15 Temmuz kanlı darbe girişiminden sonra bu yapılanma ile mücadele kapsamında benim hakkımda da benzer süreç yürütülmüştür. Ancak bu soruşturma ile ilgili hakkımda aleyhe hiçbir delil sunulmamaktadır. Hakkımda bu işlemi tesis eden yetkililerin, hangi veriye veya bilgiye dayanarak “benim FETÖ/PDY yapılanması ile irtibatlı olduğuma” kanaat getirdiklerini bilmiyorum. Yukarıda da ifade ettiğim üzere bu husus tarafıma da izah edilmemekte hatta edilememektedir. 

6)           Basında yer alan haberlerde;

·         17/25 Aralık sürecinden sonra Bank Asya’da hesabının bulunmasının,

·         Bu yapı ile irtibatlı olduğu ifade edilen sendikalara üye olmanın,

·         Çocuklarını bu yapı ile irtibatlı okullarda okutmanın,

Memuriyetten çıkarma gerekçesi yapıldığı anlaşılmaktadır.

 

(ALTERNATİF 1)

7)           Basında yer alan haberlerde belirtilen kriterlerin hiçbiri tarafıma uymamaktadır: 17/25 Aralık sürecinden önce ve/veya sonra Bank Asya’da hesabım hiç olmadı. Bu yapı ile irtibatlı olduğu ifade edilen sendikalara üye olmadım. Çocuklarım bu yapı ile irtibatlı okullarda hiçbir zaman okumadı. 

(ALTERNATİF 2)

7a)   Ancak bu kriterlerin, bu işleme dayanak yapılması açıkça hukuka aykırıdır. İlgili devlet kurumlarının izni ve onayı ile kurulan ve faaliyetlerine devam eden bu kurumlarla ilişki içinde olmak suç eylem kabul edilemez. Eğer bu kurumlar Anayasal düzeni tehdit eden, Anayasal düzen için tehlike veya sakınca oluşturan kurumlar idiyse, neden faaliyetlerine izin verilmiştir? Bu kurumların kapatılması işlemi dahi, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra olmuştur. O tarihe kadar devlet organları dahi bu kurumlar bakımından herhangi bir sakınca veya tehlike görmemiştir. 

7b)   Bu bağlamda salt Anayasal bir hak olan Sendika Üyeliğimin ve Hukuki Güvenlik ve İstikrar hakkı kapsamında banka hesabımın olmasının suç eylemi olarak değerlendirilmesi açık bir hukuksuzluktur. Aynı şekilde bugüne kadar hiçbir suç eylemine veya disiplin sürecine muhatap olmamış olan şahsımın, sanki darbe girişiminin bir parçasıymışım gibi bir işleme tabi tutulmam, suçların ve cezaların şahsiliği ilkesine de aykırıdır. Ben darbe girişiminin aktörü değil mağduruyum. 

8)           Anayasa’ya göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Anayasa’nın “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı maddesi şu şekildedir:

 

“MADDE 129- Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.

Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.

(Değişik: 12/9/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.

Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.

Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî merciin iznine bağlıdır. 

9)           Söz konusu iddia ve isnatlarla ilgili olarak tarafımdan hiçbir şekilde savunma istenmemiş, hatta hakkımdaki iddianın ne olduğu dahi bildirilmemiştir. Hukuk devleti olmanın gereği hiçbir şekilde yerine getirilmemiştir. 

10)      Tüm bu nedenlerle; sebep ve konu yönünden kanuna aykırı dava konusu işlemin iptaline karar verilmesini talep ederim.

 

DELİLLER:

1-            .......... VALİLİĞİ’nin veya .......... BAKANLIĞI’nın veya .......... BAŞKANLIĞI’nın veya .......... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’nün; tesis ettiği .......... tarihli .......... sayılı memuriyetten çıkarma işlemi (1 No’lu Ek)

2-            Sicil dosyam (Kurumumdan istenmesi talep olunur)

3-            Diğer deliller

 

NETİCE VE TALEP:  Yukarıda izah etmeye çalıştığım nedenlerle, .......... VALİLİĞİ’nin veya .......... BAKANLIĞI’nın veya .......... BAŞKANLIĞI’nın veya .......... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’nün; 23.07.2016 tarihli 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22.07.2016 tarihli 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesine dayanarak hakkımda tesis ettiği .......... tarihli .......... sayılı memuriyetten çıkarma işleminin iptaline ve yargılama giderlerinin davalı İdareden tahsiline karar verilmesini saygılarımla talep ederim.

 

 

.......... (Tarih)

.......... .......... (Adı Soyadı)

.......... (İmza)

 


Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi