Ağır Tahrik Sonucu Adam Öldürme Yargıtay Ceza Dairesi Emsal Kararı

T.C.

YARGITAY

1. CEZA DAİRESİ

E. 2004/981 K. 2004/2299 T. 10.6.2004

 

ADAM ÖLDÜRMEYE EKSİK TEŞEBBÜS (Sanığın Öldürmek Kastıyla Ateş Etmiş Ancak İsabet Sağlayamamış Olması – Tüm İcra Hareketlerinin Tamamlandığının Kabul Edilemeyeceği)

ÖLDÜRMEYE EKSİK TEŞEBBÜS (Sanığın Öldürmek Kastıyla Ateş Etmiş Ancak İsabet Sağlayamamış Olması – Tüm İcra Hareketlerinin Tamamlandığının Kabul Edilemeyeceği)

TAM TEŞEBBÜSTEN BAHSEDİLEMEMESİ (Sanığın Öldürmek Kastıyla Ateş Etmiş Ancak İsabet Sağlayamamış Olması – Öldürmeye Eksik Teşebbüs)

EKSİK TEŞEBBÜS (Sanığın Öldürmek Kastıyla Ateş Etmiş Ancak İsabet Sağlayamamış OLması – Tam Teşebbüsten Hüküm Kurulamaması)

TAAMMÜDEN ÖLDÜRMEYE EKSİK TEŞEBBÜS (Sanığın Öldürmek Kastıyla Ateş Etmiş Ancak İsabet Etirememiş Olması – Tam Teşebbüsten Hüküm Kurulamaması)

AĞIR TAHRİK NETİCESİ ABLASINI ÖLDÜREN MÜŞTEKİ CEZAEVİNDEN ÇIKTIKTAN SONRA

SANIĞIN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS ETMESİ (Hafif Tahrik Hükümlerinin Uygulanacağı)

HAFİF TAHRİK HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI GEREĞİ (Ablasını Öldüren Müştekiyi Cezasını Çekip Cezaevinden Çıktıktan Sonra Vuran Sanık Hakkında)

765/m.61,62,448

ÖZET: a ) Sanık N’nin her iki mağdura da öldürmek amacıyla ateş ettiği ancak, gerek kendisinin hareketli olması ve gerekse mağdurların kendilerini sakınmaları nedeniyle isabet kaydedemediği dosya kapsamından anlaşılmakla, yerleşik içtihatlara göre, mağdura öldürmek kastı ile ateş edilip de isabet sağlanamadığı durumlarda, sanığın tüm icrai hareketlerini bitirdiğinden bahsedilemeyeceği için, sanığın mağdur F’yi “taammüden öldürmeye eksik teşebbüsten”, mağdur H’yi ise “öldürmeye eksik teşebbüsten” cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde sanık hakkında öldürmeye tam teşebbüsten hüküm kurulmuş olması suretiyle fazla ceza tayini,

b ) Sanığın, 20.01.2000 tarihinde ağır tahrik altında ablasını öldüren müşteki F. cezasını çekip cezaevinden çıktıktan sonra öldürmeye teşebbüs etmesinin, emsal içtihatlara göre, TCK’nun 51/1. maddesine mümas basit tahrikin uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden yazılı şekilde ağır tahrik hükümlerinin tatbiki, yasaya aykırıdır.

DAVA: E.S’yi taammüden, H.S’yi de kasten öldürmeğe tam derecede teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık N.Ö’nün yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin ( SAMSUN ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilen 28.08.2003 gün ve 58/144 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı’ndan tebliğname ile dairemize gönderilmekle duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:

KARAR: 1-a ) Sanık H. hakkında TCK’ nun 49. maddesi gereğince hüküm kurulurken, “ceza tertibine yer olmadığına” denildikten sonra, “beraatine” denilmemiş olması, temyiz incelemesinin kapsamına göre,

b ) Sanık N. hakkında, mağdurlar E ve H’ye yönelik eylemlerinden kurulan hükümlerde, TCK’ nun 31. ve 33. maddelerinin her bir mağdura karşı kurulan hükümle ilgili olarak ayrı ayrı uygulanması gerekirken, toplam ceza üzerinden uygulanmış olması, aleyhe temyiz olmadığından,

c ) Müşteki H. vekilinin 28.04.2003 tarihli dilekçesi müdahale talebi niteliğinde olmasına rağmen bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması, ilgilinin bu konuda temyizi bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

2- Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, sanık N. hakkında kurulmuş bulunan hükümlere hasren yapılan incelemede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık N’nin mağdurlar E ve H’ye eylemlerinden kaynaklanan suçlarla, 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçunun sübutu kabul kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık N. müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede meşru müdafaa şartlarının oluştuğuna, TCK’nun 79. maddesi gereğince tek ceza verilmesi gerektiğine, mağdur F’ye karşı taammüdün bulunmadığına, mağdur H’ye yönelik suçta, suç vasfının yaralama olacağına, ağır tahrikin bulunduğuna temas eden ve yerinde görülmeyen, sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,

a ) Sanık N’nin her iki mağdura da öldürmek amacıyla ateş ettiği ancak, gerek kendisinin hareketli olması ve gerekse mağdurların kendilerini sakınmaları nedeniyle isabet kaydedemediği dosya kapsamından anlaşılmakla, yerleşik içtihatlara göre, mağdura öldürmek kastı ile ateş edilip de isabet sağlanamadığı durumlarda, sanığın tüm icrai hareketlerini bitirdiğinden bahsedilemeyeceği için, sanığın mağdur F’yi “taammüden öldürmeye eksik teşebbüsten”, mağdur H’yi ise “öldürmeye eksik teşebbüsten” cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde sanık hakkında öldürmeye tam teşebbüsten hüküm kurulmuş olması suretiyle fazla ceza tayini,

b ) Sanığın 20.01.2000 tarihinde ağır tahrik altında ablasını öldüren müşteki F. cezasını çekip cezaevinden çıktıktan sonra öldürmeye teşebbüs etmesinin, emsal içtihatlara göre, TCK’nun 51/1. maddesine mümas basit tahrikin uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden yazılı şekilde ağır tahrik hükümlerinin tatbiki,

 

c ) Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, yargılama giderlerine ait dökümün karar yerinde gösterilmemiş olması,

SONUÇ: Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmekle hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ( BOZULMASINA ) 10.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi