Avukatlık Ücreti Tutarını Maktu Olarak Belirleneceğine Dair Yargıtay Kararı


T.C.

YARGITAY

10. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/15600

K. 2011/797

T. 25.1.2011


HUKUK MAHKEMESİ KARARLARININ KAPSAMI (Her Türlü Kararları Gerekçeli Olarak Yazılacağı – Şirket Müdürü Davacının Şirkete Ait Prim Borçlarından Müteselsilen Sorumlu Bulunduğu)


MÜTESELSİL SORUMLULUK (Şirket Müdürü Davacının Şirkete Ait Prim Borçlarından Müteselsilen Sorumlu Bulunduğu – 6183 S. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Uygulanmasından Doğan Her Türlü Davalar İçin Avukatlık Ücreti Tutarı Maktu Olarak Belirleneceği)


AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ (6183 S. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Uygulanmasından Doğan Her Türlü Davalar İçin Avukatlık Ücreti Tutarı Maktu Olarak Belirleneceği)


2709/m.141

506/m.80

1086/m.388

1136/m.168


ÖZET : Anayasa’nın 141/3 maddesindeki, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmü ve mahkeme kararında nelerin yazılacağını belirten, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi, mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması gereğini öngörmüş olup; mahkemece bir gereğe uyulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte, 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesi uyarınca şirket müdürü davacının şirkete ait prim borçlarından müteselsilen sorumlu bulunduğuna ilişkin açık yasal düzenlemeye uygun hüküm kurulmuş olmasına, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.


DAVA : Ortağı ve aynı zamanda müdürü olduğu Limited şirket borçları nedeniyle tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptali veya pay oranı gözetilerek borcun tenzili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelemesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.01.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına vekili geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:


KARAR : Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni geciktirici sebeplere ve özellikle, Anayasa’nın 141/3 maddesindeki, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmü ve mahkeme kararında nelerin yazılacağını belirten, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi, mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması gereğini öngörmüş olup; mahkemece bir gereğe uyulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte, 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesi uyarınca şirket müdürü davacının şirkete ait prim borçlarından müteselsilen sorumlu bulunduğuna ilişkin açık yasal düzenlemeye uygun hüküm kurulmuş olmasına, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle; 16.06.2009-5904S.K./35.mad) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.


SONUÇ : Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” İçerikli açık yasal düzenleme karşısında, 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasından kaynaklanan davada, mahkeme için öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal düzenlemeye uygun bulunmasına; ayrıca, şirketin diğer ortağının, işçilik hakları konulu davada işveren sıfatıyla mahkumiyetinin, eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturmamasına göre, yerinde görülmeyen hüküm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, 25.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

ÖZET : Anayasa’nın 141/3 maddesindeki, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmü ve mahkeme kararında nelerin yazılacağını belirten, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi, mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması gereğini öngörmüş olup; mahkemece bir gereğe uyulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte, 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesi uyarınca şirket müdürü davacının şirkete ait prim borçlarından müteselsilen sorumlu bulunduğuna ilişkin açık yasal düzenlemeye uygun hüküm kurulmuş olmasına, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.



Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi