Kısa Süreli Durdurma İtiraz Dilekçesi


.............. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

 


DAVACI                : ……T.C. No: …….

DAVALI                : ............. Valiliği – ...........

KONUSU              : Hakkımda yapılan disiplin soruşturması neticesinde; .......... İl Polis Disiplin Kurulu’nun .................... tarih ve 2016/......... sayılı kararı (ek) ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/D-3 maddesi gereğince tarafıma uygulanan “24 Ay Uzun Süreli Durdurma” cezası, geçmiş hizmetlerimin olumlu olmasından, aynı tüzüğün 15.maddesinin tatbikiyle bir alt ceza olan “10 Ay Kısa Süreli Durdurma” cezası ile tecziyeme karar verilmiştir.

TEBLİĞ TARİHİ :

 


AÇIKLAMALAR : Dava konusu işlemle; “................................................................” şeklinde yorumlar yaptığının bildirilmesi üzerine soruşturmanın açıldığı, ...


Hakkında soruşturma yapılan ………Memuru ...................., ………….isimli sosyal paylaşım sitesinde yapmış olduğu yorumlar nedeniyle görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak suçunu işlediği dosya kapsamı ile anlaşıldığından, eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/D-3 maddesi uyarınca “24 ay uzun süreli durdurma” cezası ile tecziyesine, geçmiş hizmetlerinin olumlu olduğu anlaşıldığından hakkında aynı tüzüğün bir alt ceza verilmesi hususundaki 15.maddesi uygulanarak “10 AY KISA SÜRELİ DURDURMA” cezasıyla tecziyesine ...” şeklinde hüküm kurulmuştur.


Aşağıda sayılan ve açıklanan nedenlerle, şahsıma uygulanan dava konusu disiplin cezası açıkça hukuka aykırıdır ve iptali gerekir.


1- İddia olunan fiil sabit ve kuşkuya yer vermeksizin ispatlanmış değildir.

2- Dava konusu disiplin cezasının uygulanmasıyla, Anayasa’nın 25. (Düşünce ve kanaat hürriyeti) ve 26. (Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti) maddeleri ihlal edilmiştir.

3- Dava konusu disiplin cezasının dayanağı olarak gösterilen Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü, Anayasa Mahkemesinin kararı karşısında, hukuken yok hükmüne düşmüştür.


İDDİA OLUNAN FİİL SABİT VE KUŞKUYA YER VERMEKSİZİN

İSPATLANMIŞ DEĞİLDİR.

……… Mahkemesince …/…./….. tarihinde oybirliğiyle verilen karar ile; yine ………Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu’nun …/…./…..tarih ve …../…. sayılı kararıyla, ………. sosyal paylaşım sitesinde yapılan bir yorum nedeniyle uygulanan disiplin cezasının iptaline karar verilmiştir. Kararda; “... Disiplin Hukuku’nun temel ilkelerinde biri, disiplin suçu teşkil ettiği iddia olunan fiilin sabit ve kuşkuya yer vermeksizin ispatlanmış olmasıdır. Disiplin yaptırım uygulanacak kişiye isnat edilen fiilin; gerektiğinde başvurabilecek tanık, keşif, bilirkişi ve diğer kanıtlarla ispatlanması ve maddi gerçekliğinin ortaya konulması gerekmektedir. Buna göre; disiplin yaptırımı uygulanacak kişi tarafından ikrar edilmeyen ve eldeki mevcut deliller ile disiplin normuna uygun fiilin ispatı mümkün olmayan hallerde “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince ilgiliye disiplin cezası verilmeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Buna göre; ceza tayinine dayanak gösterilen ……….. isimli sosyal paylaşım sitesindeki yorumları öğrenmesine rağmen davacının adli makamlara başvuru yapmamış olmasının ve “…………….” rumuzlu kullanıcı hesabında profil sayfasında paylaşılan ve herkes tarafından görülebilen kişisel bilgiler ile davacının Personel Bilgi Sistemindeki bilgileri arasında benzerlik bulunmasının, isnat olunan fiilin işlendiğini şüpheye yer vermeksizin ortaya koyan kesin ve inandırıcı bulgular olarak görülmesine olanak bulunmadığından, davacıya isnat olunan fiilin sübuta erdiğinden bahsedilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” şeklinde hüküm kurulmuştur.


Ayrıca; İstanbul İl Polis Disiplin Kurulunun …/…./…..tarih ve 683 sayılı kararında; “... Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Facebook sosyal iletişim ağının Amerika merkezli bir internet sitesi olduğu, üyelik esasına göre kullanıldığı, e-posta hesabı ile üyelik işlemlerinin gerçekleştirildiği, başkası adına sahte ……….. hesapların da kullanılabildiği ve IP bilgileri ve e-posta bilgilerinin tespiti mümkün olmadığı tutanak, Siber Suçlarla Daire Başkanlığının yazısı ve beyanlarından anlaşılmakla ...” denilerek, hakkında disiplin soruşturması yapılan görevliler hakkında “CEZA TAYİNİNE MAHAL OLMADIĞINA” şeklinde karar verilmiştir.


İddia olunan fiilin sabit ve kuşkuya yer vermeksizin ispatlanmadığını gösteren bir diğer işlem de Emniyet Genel Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına aittir. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Daire Başkanlığı’nca Polis Başmüfettişi …………….’a hitaben yazılan, ……/……/……. gün ve 220 sayılı yazısı ve ekindeki formda özetle; “… facebook isimli sitede yaptığı belirtilen yorumu/yorumları, profil/hesap sahibinin kendisinin veya başkasının yapıp yapmadığı hususunda açık kaynak bilgileri ile bir değerlendirme yapmak mümkün değildir. Yorum yapan profil hesabının kullanıcısı ve yorum sahibinin doğru bir şekilde tespit edilebilmesi için yorumların yapıldığı tarih, saat ve bilgisayar IP adreslerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bahse konu tarih, saat ve IP adreslerinin tespit edilebilmesi için ise Amerika Birleşik Devletleri ülkesinde yerleşik bulunan ............ Şirketinden, IP-zaman ve üyelik bilgilerinin elde edilmesi/alınması gerekmektedir.


Ancak; Başkanlığımızca benzer konularla ilgili ........ Şirketinin Türkiye Vekilliğini yapmakta olan ……………. Avukatlık Ortaklığı (BTS) isimli hukuk bürosu ile yapılan yazışmalarda; ‘Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri Arasında Suçluların Geri Verilmesi ve Cezai İşlerinde Karşılıklı Adli Yardımlaşma Antlaşması’nın hükümlerine uygun olması gerekliği açıktır. Söz konusu usule uygun olmayan bilgi taleplerine yanıt vermesi halinde, müvekkil şirketin Amerika Birleşik Devletleri kanunları uyarınca sorumluluğu doğacaktır” şeklinde cevap alınmakta, dolayısı ile taleplerin ADLİ İSTİNABE yolu ile yapılması gerekliliği belirtilmektedir.” denilerek, müfettişin talebi geri çevrilmiştir.


DAVA KONUSU DİSİPLİN CEZASININ UYGULANMASIYLA ANAYASA’NIN 25 VE 26. MADDELERİNDEN KAYNAKLANAN HAKLARIM İHLAL EDİLMİŞTİR.

…….. Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurunun ………. isimli sosyal paylaşım sitesinde yaptığı bir yorum nedeniyle ……….. İdare Mahkemesi …../…../….. tarih ve ……./….., ……. /…… nolu ilamında; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/D-3 maddesinde yer alan “görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak” maddesine dayanılarak tesis edilen “24 Ay Uzun Süreli” durdurma cezasının İPTALİNE karar vermiştir. Kararda; Anayasa’mızın 25 ve 26. Maddelerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. Maddesine atıf yaparak herkesin düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğunu, herkesin kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yolla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkında sahip olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, ifade özgürlüğü ihlallerine ilişkin davaların bir çoğunda düşünceyi açıklama özgürlüğünü, demokratik toplumların ilerlemesi ve fertlerin gelişimi için temel koşullardan birini oluşturduğu şeklinde değerlendirdiğini, bir davada Avusturya Devletinin askerlerin ordu yönetimini eleştirici yazılar ve yayınlar dağıtmasını yasaklamanın ifade özgürlüğü sınırı kapsamında olup olmadığı yönündeki uyuşmazlıkta; şikayetleri dile getirmenin, eleştirel bir şekilde aksaklıkların dile getirilmesinin demokratik bir toplumda olduğu gibi devletin ordusunun da hoş görülmesi gereken bir fikir tartışması niteliğinde ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verdiğini, dava konusu olayda, davacının ………. Sosyal Paylaşım Sitesindeki hesabından yazmış olduğu yazının ………… İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde yaşanan bir milletvekilinin oğlunun polisleri sıraya dizerek teşhis etmesi olayı sonrasında bu olayı eleştirme ve var olan aksaklıkları tartışma kastıyla yazmış olduğu ve ifade özgürlüğü sınırları kapsamında olduğunu değerlendirilmiştir” denilmiştir.


Aynı yönde veriler bir diğer karar da; Balıkesir İdare Mahkemesi’nin …/…./…..tarih ve …../…., …../…. sayılı kararı olmuştur. Mahkeme bu kararında; “…Dava konusu olayda, davacının ……… sosyal paylaşım sitesinde kullanmış olduğu ifadeler incelendiğinde; yorumların içeriğinin “Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek” manasına gelebilecek unsurlar içermediği, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları kapsamında olduğu, dolayısıyla davacının söz konusu ifadelerinden dolayı disiplin cezası ile cezalandırılmasının yukarıda anılan mevzuata göre ifade özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır” ifadelerine yer vermiştir.


Şanlıurfa 2.İdare Mahkemesinin 27.05.2015 tarih ve E.2014/587, K.2015/696 sayılı, Adana 1.İdare Mahkemesinin 16.06.2015 tarih ve E.2014/1955, K.2015/1369 sayılı, Diyarbakır 2.İdare Mahkemesinin 06.11.2014 tarih ve E.2014/933, K.2014/1356 sayılı kararları da aynı yönde verilmiş bir kararlardır.


DAVA KONUSU İŞLEME DAYANAK GÖSTERİLEN

EMNİYET TEŞKİLATI DİSİPLİN TÜZÜĞÜ HUKUKEN YOK HÜKMÜNDEDİR.

Anayasa Mahkemesi 13.01.2016 tarihinde 2015/85 Esas ve 2016/3 Karar sayısıyla, kanunla düzenlenmesi gereken hususların tüzükle belirlenemeyeceğinden hareketle, dava konusu disiplin cezasının dayandırıldığı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün tek dayanak kanun maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83 üncü maddesinin birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Bu kararın gerekçesi 29.01.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmıştır.


Anayasa Mahkemesinin kararının gerekçesine bakıldığında; kanun ile verilen bir hakkın tüzük ile memurun elinden alınmasının Anayasaya aykırı olduğuna hükmedilmiştir. Yüksek Mahkeme’nin bu kararından sonra, hukuki varlığı yitiren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’ne dayanılarak uygulanan disiplin cezaları yargı kararlarıyla iptal edilmiştir.


Bu yargı kararlarından biri Bursa 1. İdare Mahkemesine aittir. Mahkeme oybirliğiyle aldığı 15 Şubat 2016 tarih ve E.2015/898, K.2016/90 sayılı kararının gerekçesinde; “... Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. ... Bu durumda, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağının Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi sonucunda, yasal dayanağı bulunmayan Tüzük hükmü dayanak alınarak davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/7 ve 15. Maddeleri uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”


Bu yönde alınan bir başka karar ise Eskişehir 2.İdare Mahkemesine aittir. Bu 14.04.2016 tarih ve E.2015/596, K.2016/376 sayılı kararda; “... Bu durumda, dava konusu işleme dayanak oluşturan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan 3201 sayılı Kanunun 83 ncü maddesinin birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararıyla iptaline karar verildiğinden, yasal dayanağının kalmaması nedeniyle, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, benzer konudaki (disiplin cezalarında idareye genel düzenleyici işlem yapma yetkisi veren yasal düzenlemenin iptali konusu) 29.04.2015 günlü E.2013/826, K.2015/1654 sayılı kararı da bu yöndedir” hükmüne yer verilmiştir.


Yukarıda açıkladığım nedenlerle, bir çok usulü eksiklik ile esas yönünden eksiklik barındıran dosyaların sonlandırılmasını ve tarafıma ceza verilmemesini saygılarımla arz ve talep ederim.


HUKUKİ SEBEPLER : TC.Anayasası, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü vs. ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER : Mahkeme kararları, davalı idareden istenilecek olan idari işleme dayanak belgeler, sair hukuki delil.


SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz edilen ve heyetinizce resen tespit edilecek nedenlerle; davalı idare tarafından hakkımda yapılan disiplin soruşturması neticesinde ............ İl Polis Disiplin Kurulu’nun tesis ettiği ..................... tarih ve ………/.......... sayılı kararı ile şahsıma uygulanan disiplin cezasının iptaline ve yargılama giderlerinin davalı idari üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.


DAVACI ….



Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi