İpotek Amaç ve Nitelikleri
İKİNCİ
AYIRIM
İPOTEK
A.
Amaç ve nitelik
Madde 881-
Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası
bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir.
İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmez.
B.
Kurulması ve sona ermesi
I.
Kuruluş
Madde 882-Miktarı
belirli olmayan veya değişebilen alacaklar da, belli rehin derecesine
yerleştirilir ve tescilden sonra alacak miktarında meydana gelecek değişmelere
bakılmaksızın sırasını korur.
Tapu memuru istem üzerine
alacaklıya ipoteği gösteren bir belge verir. Sadece tescilin yapıldığını ispata
yarayan bu belge kıymetli evrak niteliği taşımaz.
Tescilin yapıldığının sözleşme üzerine yazılıp onaylanması, ipotek belgesi yerine geçer.
II.
Sona erme
1. İpoteğin terkinini isteme
hakkı
Madde 883- Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.
2. Borçtan sorumlu olmayan
malikin hakkı
Madde 884- Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer.
3.İpotekten
kurtarma
a. Koşulları ve usulü
Madde 885-
Değerini aşan bir borç için ipotek edilmiş
olan bir taşınmazı edinen kimse, borçtan şahsen sorumlu değilse, icra takibine
başlanmadan önce, satın alma bedelini ödeyerek taşınmazı ipotekten
kurtarabilir. Taşınmazı karşılıksız olarak edinen kimse de, takdir edeceği
bedeli ödeyerek bu hakkı kullanabilir.
İpotekten kurtarma hakkı,
alacaklılara altı ay önce yapılacak yazılı ihbarla kullanılabilir.
İpotekten kurtarma bedeli alacaklılar arasında sıralarına göre dağıtılır.
b. Açık artırma
Madde 886-
İpotekten kurtarma ihbarına karşı alacaklılar, ihbarın tebliğinden başlayarak
bir ay içinde giderleri peşin ödemek suretiyle, ipotekli taşınmazın açık
artırma yoluyla satılmasını isteyebilirler.
Satış, icra dairesince İcra ve
İflâs Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Açık artırmada elde edilen miktarın satış bedelinden veya malik tarafından takdir edilen bedelden fazla olması hâlinde, bu miktar ipotekten kurtarma bedeli sayılır. Artırma bedelinin fazla olduğu hâllerde açık artırma giderleri malike, aksi hâlde açık artırmayı isteyen alacaklıya ait olur.
4.
Ödeme istemi
Madde 887- İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.
C.
Hükmü
I.
Mülkiyet ve borçluluk
1. Taşınmazın devri
Madde 888-
İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun
sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez.
Yeni malik borcu yüklendiği takdirde alacaklı, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu bir yıl içinde yazılı olarak önceki borçluya bildirmezse, borçlu borcundan kurtulur.
2. Taşınmazın bölünmesi
Madde 889-
İpotekli taşınmazın bir kısmının veya aynı malike ait bulunan ipotekli taşınmazlardan
birinin başkasına devredilmesi ya da ipotekli taşınmazın bölünmesi hâlinde,
aksine bir anlaşma yoksa, rehin taşınmazlara değerleri oranında tapu idaresince
re'sen dağıtılır.
Bu dağıtımı kabul etmeyen
alacaklı, dağıtımın kesinleştiğinin kendisine tebliğinden başlayarak bir ay
içinde yazılı bildirimde bulunmak suretiyle alacağın bir yıl içinde ödenmesini
borçludan isteyebilir.
Yeni malikler, kendilerine ait taşınmaza düşen borcu yüklendikleri takdirde alacaklı, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu önceki borçluya bir yıl içinde yazılı olarak bildirmezse, borçlu borcundan kurtulur.
3. Borcu yüklenmenin bildirilmesi
Madde 890-
Taşınmazın yeni maliki borcu yüklenirse, tapu idaresi bunu alacaklıya bildirir.
Alacaklıya tanınan hakkını saklı tuttuğuna ilişkin bir yıllık beyan süresi, tapu idaresince yapılan bildirimin tebliği tarihinden işlemeye başlar.
II. Alacağın devri
Madde 891- İpotekle güvence altına alınmış bir alacağın devrinin geçerli olması, devrin tapu kütüğüne tescil edilmesine bağlı değildir.
D.
Kanunî ipotek
I. Tescile tâbi olmayan kanunî
ipotek
Madde 892- Kanunî ipotek haklarının doğumu, aksi kanunda öngörülmüş olmadıkça, tapu kütüğüne tescil edilmelerine bağlı değildir.
İİ.Tescile
tâbi kanunî ipotekler
1.
Hâller
Madde 893- Aşağıdaki alacaklılar, kanunî ipotek hakkının tescilini isteyebilirler:
1. Satıştan doğan alacağı için
satılan taşınmaz üzerinde satıcı,
2. Elbirliği ortaklığına giren
taşınmazlarda paylaşmadan doğan alacakları için birlikte mirasçı olanlar veya
diğer elbirliği ortakları,
3.Bir taşınmaz üzerinde yapılan
yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için
malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt
yüklenici veya zanaatkârlar.
Alacaklıların, bu kanunî ipotek hakkından önceden feragat etmeleri geçerli değildir.
2.Satıcılar, mirasçılar ve diğer
elbirliği ortakları bakımından
Madde 894- Satıcıların, mirasçıların ve diğer elbirliği ortaklarının kanunî ipotek haklarının, mülkiyetin naklini izleyen üç ay içinde tapu kütüğüne tescil edilmiş olması gerekir.
3.Zanaatkâr ve yükleniciler bakımından
a.
Tescil
Madde 895-
Zanaatkârların ve yüklenicilerin kanunî ipotek hakları, çalışmayı veya malzeme
vermeyi yüklendikleri andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabilir.
Tescilin yüklenilen işin
tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerekir.
Tescilin yapılması için alacağın
malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması şarttır.
Malik yeterli güvence gösterirse tescil istenemez.
b.
Sıra
Madde 896- Hakları değişik tarihlerde tescil edilmiş olsa bile zanaatkârlar ve yükleniciler, kanunî ipotekten yararlanma bakımından kendi aralarında aynı sırada sayılırlar.
c.
Öncelik
Madde 897-
Satış bedeli zanaatkârlar ve yüklenicilerin alacaklarının tamamını karşılamadığı
takdirde kalan kısım, ipotek hakkı elde eden önceki sıradaki alacaklıların
payına düşen satış bedelinden arsa değeri çıkarıldıktan sonra artan para ile
karşılanır. Ancak bu, taşınmaz üzerindeki yüklerin zanaatkârlar ve
yüklenicilerin zararına olacağının alacaklılar tarafından bilinebilir olmasına
bağlıdır.
Önceki sırada bulunan
alacaklılar, rehin senetlerini devrederlerse, bu devir yüzünden zanaatkârlar ve
yüklenicilerin elde edemedikleri alacak miktarını tazmin etmekle yükümlü
olurlar.
İşe başlandığı, hak sahibi, zanaatkârlar veya yüklenicilerden birinin bildirimi üzerine tapu kütüğünün beyanlar sütununa yazıldıktan sonra, tescilin yapılabileceği sürenin sonuna kadar taşınmaz üzerinde ipotekten başka türde rehin tescil edilemez.
