Ayıplı araçlar satın alan kişi aradaki farkı isteyebilir yargıtay kararı

Ayıplı araçlarda tazminat isteme yargıtay kararı

Yargıtay'dan ağır hasarlı satılan ikinci el araç hakkında önemli karar

Kararda, "Davacı aracı satın alırken mevcut ayıbı bilmeyerek daha yüksek meblağ ödediğinden aradaki farkı isteme hakkına sahiptir" ifadeleri kullanıldı

işte Yargıtay kararının tamamı :



13. Hukuk Dairesi        

2016/14484 E.  ,  2019/5627 K.

 

"İçtihat Metni"

 

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

 

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıya ait ikinci el aracı 03.02.2015 tarihinde noter satış sözleşmesi ile satın aldığını, aracı satın aldıktan sonra aracın pert kaydının olduğunu öğrendiğini, bu haliyle aracın satış bedelinin çok daha düşük olacağını ileri sürerek satış sözleşmesinin iptali ile ödenen bedelin davalıdan tahsiline, olmadığı takdirde aracın gerçek değeri ile satış bedeli arasındaki farkın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava ikinci el araç satışında ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre açılan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, alıcı aracı almadan gerekli incelemeleri yaparak ya da en azından tramer sorgusu kadar basit bir sorguyu yaparak aracın hasar kayıtlı olduğunu günümüz şartlarında öğrenebilecekken kendi araştırma yapmayarak mağdur duruma düşmesinden kaynaklı davalı tarafı sırf bu yüzden kusurlu görmenin hakkaniyetle bağdaşmayacağı, satım esnasında tarafların karşılıklı araç takası yaptıklarında daha önceden hasar görüp tamir edilmiş aracın bedelini fiyata yansıtarak tarafların serbest iradeleriyle anlaşmaya varmaları gerekeceği aksi durumda tüm satış sözleşmelerinin sonradan bilmiyorum denilerek iptali gündeme geleceği, bu tür durumlarda araçla ilgili tamirin gizlice yapılmış ve alıcı tarafından bunun rutin araştırmalarla bilinemeyecek durumda olması durumunda aldatmanın gündeme geleceği oysa ki, olayımızda alıcının basit araştırmalarla araç üzerindeki tamir işlemlerini öğrenerek gerekli fiyatta anlaşabilecekleri açıkça anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu araçta 13.08.2011 tarihli pert kaydı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı taraf, davalıdan 03.02.2011 tarihinde satın aldığı araçta pert kaydı olduğunun sonradan öğrenildiği, bu durumun gizli ayıp niteliğinde olduğu ve davalının ayıptan sorumlu bulunduğu iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, davaya konu araçta pert olma durumundan haberi ve sorumluluğu olmadığını, davacının aracı sanayiye götürerek kontrollerini yaptırdığını, takasa verilen araçla dava konusu aracın bedelleri arasında da fark olduğunu savunmuştur. Toplanan delillerden ve dosya kapsamından davacının aracın ayıplı olduğu hususunu önceden bilmediği, aracın ayıbını öğrenir öğrenmez eldeki davayı açtığı mahkemenin ve tarafların kabulündedir. Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğünce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, ... kayıtlarını inceleme ve mahkemenin kabulünün aksine...'e sms atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur. Davacı aracı satın alırken mevcut ayıbı bilmediğine göre, aracı davalı akidinden alırken ayıplı olduğunu bilmeyerek daha yüksek meblağ ödediğinden aradaki farkı akidinden istenebileceği kabul edilmelidir. Davalı taraf, satış öncesinde davacıyı aracın pert olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildigini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davacı BK 194 ve sonraki ayıba karşı tekeffül maddeleri hükümlerine göre davalıdan tazminat istemekte haklıdır. Mahkemece, davacının talep edebileceği tazminat miktarının konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde araştırılıp tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi